Mads Mikkelsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mads Mikkelsen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Aralık 2013 Pazartesi

MADS MIKKELSEN'I NEDEN SEVMELİYİZ?






Danimarka'nın bağrından kopup gelen Mikkelsen son zamanlarda yıldızı parlayan oyunculardandır.Tanımakta fayda var zira kendisini sıkça görmeye başlayacağımıza inanıyorum(geçen sene de aynı şeyi söyledim bakın adam Dr. Hannibal Lecter oldu).


Peki kimmiş, neymiş bu adam?


1-1965 doğumlu olan Mads atletizm ile ilgili bir kişi olarak 10 yıl boyunca jimnastik eğitimi almış ve sonra ne hikmetse İsveç'e gidip bir 10 yıl da bale okulunda dans eğitimi almıştır.Sonra da oyunculuk..Nereden nereye.

2-1996 yılında oyunculuk kariyerine başlamış ve Hannibal dizisinin çekimleri içi Torontoya gelene kadar hep Kopenhag'ta yaşamıştır.

3-Bu çirkin abimizin verilen her role yakışması gibi bir özelliği vardır, oynadığı filmlerin yarısı 7.00 puan ve üstüdür.Çemçük ağzı ve çirkin dişleri bile kendisinin suratına daha bir odaklanmamıza sebep olur.

4-İngilizce ve İsveççe'yi sular selleri gibi konuşabilir, ama en iyi performanslarını ana dili olan Danca ile görebiliriz.

5-Geçtiğimiz sene Cannes Film Festivali'nde jagten ile en iyi erkek oyuncu ödülünü almıştır.Ayrıca giydiği her takım elbise bir adama bu kadar mı yakışır?


Rol aldığı bazı filmler şunlardır...

Jagten (Bunu tek geçerim)

           
         BEYİN VAR YENMİ?








DAMLA KANER





18 Ekim 2012 Perşembe

FİLM EKİMİ : JAGTEN / ONUR SAVAŞI



Bir FİLM EKİMİ macerası.
   Film Ekimi bu sene İstanbul’dan sonra İzmir’e de uğradı. Bizde sizler için fotoğraf makinemizi kaptığımız gibi festival atmosferini gözlemledik ve özenle seçtiğimiz Danimarka filmimizi yorumladık.




  Filmimiz, Dogma 95 kurucularından Thomas Vinterberg’in bu seneki Cannes Film Festivali’nde oldukça ses getiren JAGTEN/ONUR SAVAŞI isimli filmiydi. Filmin başkahramanı haksız yere çocuk taciziyle suçlanır ve hayatı mahvolan kahramanımız yaşamını toparlamaya çalışır. Bu film bıçak sırtı bir konuyu yüzüne gözüne bulaştırmadan, tereyağından kıl çekermişçesine anlatıyor. Bu tarz filmlerdekinin aksine taciz edildiği iddia edilen çocuğun safını tutmak yerine çocuğu taciz ettiği iddia edilen Lucas (40)’ın penceresinden olaya bakıyor ve sorunu irdeliyor. Filmin en çok beğendiğim özelliği ise duygu sömürüsü yapmayıp biz izleyenleri istismar etmemesiydi. Son derece dikkatli, anlattığı konuya hakim bir yönetmenin elinden çıkan bu film başrol oyuncusu Mads Mikkelsen’in oyunculuğu ile de göz dolduran bir yapım. 

        Kaan Okan

   Festivaldeki onca film arasından bu filme gitmeyi seçmemiz sa
nırım biraz da benim İskandinav ülkesinde sonbahar atmosferini özlemiş olmamdan kaynaklanıyor olabilir. Filmin geçtiği kasabanın neredeyse tamamının orman olması siz fark etmeseniz de sizi alıp filmin atmosferine çekiyor. Elbette Mads Mikkelsen’in Cannes Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü bu filmle almış olması filmin seçiminde daha öne çıkan sebep.
Yönetmenin filmi çekme kararı ise enteresan. Filmin çekilmesiyle ilgili ilk fikir Danimarkalı bir psikiyatristten çıkmış. Psikiyatrist çocuk istismarıyla ilgili dosyaları yönetmen Vinterberg ‘e yollamış ve yaklaşık 8 yıl sonra dosyaları inceleyen Vinterberg bu konu üstüne kendi kurgusunu yaratıp filmi çekme kararı almış.

   Film izleyiciye şüphe duygusunun ne kadar kuvvetli bir his olduğunu anlatırken, yıkılan güvenin yeniden inşa edilebilirliğini sorgulatıyor.Aynı zamanda Danimarka’nın küçük bir kasabasında aile , iş , arkadaşlık ilişkilerinin kültürel yapısını bizlere çok güzel aktardığını düşünüyorum.Özetle izlerken gerçekten keyif alacağınız bir film.


        Damla